İçeriğe geç

Birinci Kaide

İlim ve hikmetçe sabittir ki, bu sonsuz uzay, sınırsız bir boşluk değildir; “esir” denilen madde ile doludur.

İkinci Kaide

İlmen ve aklen, belki gözle görüldüğü gibi sabittir ki, büyük gökcisimlerinde çekme-itme gibi kanunların var olmasını sağlayan, ışık, sıcaklık ve elektrik gibi maddelerdeki kuvvetleri yayan ve taşıyan, uzayı dolduran bir madde mevcuttur.

Üçüncü Kaide

Özü aynı kalmakla beraber, esir maddesinin başka maddeler gibi çeşitli şekillerde oluştuğu ve ayrı ayrı suretlerde bulunduğu tecrübe ile sabittir. Evet, nasıl ki gaz, sıvı ve katı olan buhar, su ve buz gibi üç farklı şey aynı maddeden meydana geliyor. Aynen öyle de, esir maddesinden yapılmış yedi farklı tabaka olmasına aklen hiçbir engel yoktur. Bu mesele hiçbir itiraza yer bırakmaz.

Dördüncü Kaide

Büyük gökcisimlerine dikkat edilse o ulvî âlemlerin tabakalarında farklılıklar olduğu görülür. Mesela, Nehrüssemâ ve Kehkeşan adıyla bilinen, Türkçede “Samanyolu” denilen bulut şeklindeki büyük dairenin bulunduğu tabaka, elbette sabit görünen yıldızların tabakasına benzemez. Âdeta o sabit tabakadaki yıldızlar, yaz meyveleri gibi yetişmiş, ermiştir. Samanyolu’ndaki, bulut şeklinde görünen sayısız yıldız ise yeni çıkıp olgunlaşmaya başlamış gibidir. Sabit olan tabaka da doğru bir sezgiyle, güneş sisteminin tabakasından farklı görünür. Bunun gibi yedi manzume ve yedi tabakanın birbirinden farklı olduğu, his ve sezgiyle anlaşılır.

Beşinci Kaide

Sezgi ve hislerle, genel bir akıl yürütme ve tecrübe ile sabittir ki: Bir maddenin düzeni ve yapısı bozulursa ve o maddeden başka bir şey

109