Soru: Muhterem Hocam,
Dini kaynakları okuma ve değerlendirmede kırılma noktası olarak, heva ve hevese dayalı bir bakıştan bahsediliyor. Bununla ne kastediliyor?
Salim duygu ve düşünceyi, heva ve heves mahsulü olan değerlendirmelerden ayırt etmede temel kriterler nelerdir?
00:00 Heva ve Hevesten Kurtulmanın Yolları
00:51 Hevayı hüdan tefrik etmenin iki yolu var: Birincisi, zahir yoldur. Bu usulü’d-dine bakarak anlaşılabilir.
03:07 Dinde tecdid mülahazasında niyetinizi rıza-i ilahi dışında cenneti kazanmaya bile bağlasanız, bir yönüyle heva ve hevesinize uymuş sayılırsınız.
03:57 İbadet ü taatin Allah’ın rızasından başka bir şeye bina edilmesi hevadır.
04:50 Cenab-ı Hakk’ın hoşnutluğuna giden yollar içinde en kestirme yol “Zât-ı Ulûhiyeti âleme tanıtma” yoludur.
06:05 “Allah’ı insanlara sevdirme” dikey yolun yolcularının yaptığıdır. Bu yolu tercih edebilirsiniz.
07:11 Üstad Hazretleri de Allah’ı sevme meselesini tertibe koyarken; “iman-ı billah, marifetullah ve muhabbetullah” diyor.
09:00 Zâten âlî olanın i’lâsı bize mi düşer? Biz kim, Allah’ın adını i’lâ etmek kim? gibi mülahazalardan ötürü, İ’lâ-yı Kelimetullah sözünden bile vicdanen rahatsızlık duyuyorum.
09:57 — Heva ve Hevesten Kurtulmanın Yolları
10:47 Bazı kimseler, cennet arzusuyla Allah’a kulluk yapma meselesini mahzurlu görmüş ve o insanlara “cennetin kulu” demişler.
13:07 İbadet ü taati zevk-i ruhaniye ulaşmaya bağlamakla heva ve hevese uymuş olmaktan endişe duymak lazım!
13:28 Hiç kimse Allah karşısında alacaklı değildir! Ömür billah başını secdeden kaldırmasa bile…
13:43 Üstad Hazretleri: “Ubûdiyet netice-i nimeti sabıkadır. Mukaddime-i nimet-i lâhika değil!” Biz mükâfatımızı almışız.
17:24 Hevayı hüdan tefrik etmenin ikinci yolu ise vicdani yoldur. Burada usulü’d-din gibi kestirme, açık ve net bir şey söylemek çok zordur.
18:39 “Görmedin mi onu, hevasını ilah edindi; Allah da onu sapıklığa sardırdı…” (Câsiye Suresi 23. Ayet-i Kerime)
Soru: Muhterem Efendim,
“Baksana kendi heva ve hevesini ilah edinen, ilmi olduğu halde Allah’ın kendisini şaşırtıp, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözlerine de perde çektiği kimsenin haline…” (Câsiye Suresi 45/23) ayeti sadece kafirlerle mi ilgilidir? Aynı durum Müslümanlar için de söz konusu olabilir mi?
21:49 — Kafirleri Baştan Çıkaran Heva ve Heves Müminleri de Etkisi Altına Alabilir mi?
25:05 Bu ayetler evvelen ve bizzat bizi alakadar etmese de, saniyen ve bi’l-araz buz gibi bizi alakadar eder!
27:30 Allah ile münasebetimizin seviyesini de pek bilemediğimizden, sürekli heva ve hevesimizi kontrol ederek tevakkî etmeliyiz.
29:11 وَالْمُخْلِصُونَ عَلَىٰ خَطَرٍ عَظِيمٍ
“Ehl-i ihlasa gelince, onlar tehlike ile burun burunadır!”
Soru: Muhterem Hocam,
Kur’an-ı Kerim, bir önceki soruda ifade edilen “hüda ve heva”yı ele aldığı üslubun bir benzeri ile “dünya ve ukba” meselesini de ele alıyor. Dünyalık işlerimizde yanlışa düşmemek için nelere dikkat etmeliyiz?
30:27 — Dünyalık İşlerimizde Yanlışa Düşmemek İçin Neler Yapmalıyız?
31:14 Bir emanetçi şuuruyla mal biriktirmek mahzurlu değildir.
32:02 Mal sahibi, mülk sahibi / Hani bunun ilk sahibi. Yunus Emre
34:47 “Allah nezdinde yerinizi öğrenmek istiyorsanız, Allah’ın sizin nezdinizdeki yerine bakın!”
40:00 İnsan çok hassas hareket etmeli. Nefsimiz işin içine karıştığında, elimizden geliyorsa bırakalım onu bir başkası yapsın.
41:03 Bir nur talebesi bu ölçüde heva ile hüdayı tefrik edemiyorsa, hevaya biniyor ama hüdaya binmiş gibi görünüyor; merkûbunu küheylan göstermeye çalışıyor demektir.
41:54 “Bir kardeşinize söyletmek hoşunuza gitsin!” Bu ne manaya geliyor?
42:48 اللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْخَطَايَا وَالْهَوَى كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ. اللَّهُمَّ نَقِّنَا مِنَ الْخَطَايَا وَالْهَوَى كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الْأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ. وَاغْسِلْنَا بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ. رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا. وَصَلَّى اللَّهُ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ
Not: Bu sohbet, 19/09/2005 tarihinde kayda alınmıştır.





