Soru: Muhterem Efendim
“İnsanlardaki potansiyeli tespit etmek ve hayra kanalize etmek kahramanlıktır.” deniliyor. Bu hususu izah eder misiniz?
00:35 İnsanlardaki Potansiyellerin Hayra Kanalize Edilmesi
01:17 İslam ve Türklük dünyasının iki-üç asırlık problemidir kendi maddi ve manevi potansiyelini keşfedememek.
03:13 İlimler, âdât-ı ilahiyenin bünyesinde oluşuyor.
04:15 Âdât-ı İlahiyede temadi ve istimrar olmasaydı ilim yapmak mümkün olmazdı.
05:25 وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۚ (A’râf Sûresi(7/182)
06:09 İnsanlardaki Potansiyellerin Hayra Kanalize Edilmesi
10:35 Kur’an hadimleri müstaid insanları öğretimin yanında istidatlarına uygun eğitime tabi tutmalı.
11:21 Müstaid ruhların elinden tutup belli bir yere kadar onlara rehberlik yapmak lazım.
12:54 Efendimiz (s.a.s.) bütün insanlığı potansiyel insan olmaktan hakiki insan olma ufkuna yükseltmek için gelmiştir.
13:41 Dehalar yanılabilirler. Fakat peygamberler Allah ne takdir etmişse meseleyi başarıyla götürmüşlerdir.
15:30 Cenab-ı Hakk Efendimiz’i dünyevi ve maddi zararlardan sıyanet buyurduğu gibi aynı zamanda inkişafının önündeki her şeyi de bertaraf ediyordu.
19:55 Efendimiz (s.a.s.) Bedir’e çıkarken sebeplerde asla kusur etmiyor.
22:06 İstidat bazen dışa vurur kendini!
23:55 İstidat, keşfedene bir emanettir ve onun önünü açmalıdır.
25:26 Müstaid ruhların istidatlarını ortaya çıkarırken akl-ı dünyevilerinin altında kalmalarına meydan vermemeli.
❖ Akılları ölçüsünde kalplerini de kamçılamalı ve akıl insanı oldukları kadar aynı zamanda bir kalp insanı haline getirme mevzuunda gayrette de kusur etmemeli.
❖ Güzel bir ortam içinde neş’et etmelerine imkan hazırlamalı.
26:18 Aklının muhakemesinin altında kalmış, başkalarını hor görme hissinin altında ezilmiş ve zayi olmuş insan sayısı az değildir.
27:16 Ben aslında Türk milletini potansiyel itibariyle çok zengin bir millet olarak görüyorum. 29:18 İnsanlardaki Potansiyellerin Hayra Kanalize Edilmesi
31:42 Türk milleti bir kabiliyet bir karakter milletidir!
34:16 Türkiye’nin coğrafyası gibi şahane bir coğrafya yoktur.
Soru: Hocam,
Gönüllüler hareketinin fertleri olarak birbirimize destek olmamanın ve birbirimizin önünü açmamanın bir vebali var mıdır?
35:48 Kabiliyetli Kimselere Destek Olma
37:22 Hz. Ali Efendimiz (r.a.): “Ebu Bekir olmasaydı müslümanlık olmazdı!”
39:43 Üstad Hazretleri: “Bir kardeşinize söyletmek hoşunuza gitsin!”
Soru: Efendim,
Birlikte çalıştığımız istidatlı kimselerden daha iyi verim alabilmek için onları yönlendirmek gerekir mi, kendilerinden nasıl istifade ederiz?
42:12 Kabiliyetli İnsanlardan Nasıl İstifade Edilir?
42:52 “O benden daha iyi yapar.” diyen birini gördüğümde gönlümü öyle bir fethediyor ki; ona “Sen yere basma! Gel benim gönlüme bas!” diyesim geliyor.
43:50 Birbirimizin meziyetleri görmeye çalışmalı ve o meziyetlerle ile iftihar etmeliyiz!
45:31 Kırılmış cesaretleri bir cebîre ile sarıp sarmalayıp yeniden sağlam hale getirmeliyiz!
لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ. أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْعِصْمَةَ مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ. لَا تَدَعْ لَنَا ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا. اللَّهُمَّ أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ. لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ، لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ. سُبْحَانَ رَبِّ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ وَرَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ. اللَّهُمَّ فَارِجَ الْهَمِّ، اللَّهُمَّ مُفَرِّجَ الْهَمِّ، كَاشِفَ الْغَمِّ، مُجِيبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرِّينَ إِذَا دَعَوْكَ، رَحْمٰنَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَرَحِيمَهُمَا. فَارْحَمْنَا فِي حَاجَتِنَا هٰذِهِ بِقَضَائِهَا وَنَجَاحِهَا، رَحْمَةً تُغْنِينَا بِهَا عَنْ رَحْمَةِ مَنْ سِوَاكَ. يَا قَاضِيَ الْحَاجَاتِ، يَا دَافِعَ الْبَلِيَّاتِ، اقْضِ حَوَائِجَنَا كُلَّهَا، وَادْفَعْ عَنَّا الْبَلَايَا كُلَّهَا. يَا خَفِيَّ الْأَلْطَافِ، نَجِّنَا مِمَّا نَخَافُ بَلْ مِمَّا لَا نَخَافُ. اللَّهُمَّ يَا حَافِظُ، يَا حَفِيظُ، نِعْمَ الْحَافِظُ أَنْتَ يَا حَافِظُ، احْفَظْنَا مِنْ كُلِّ شَرٍّ وَضَرٍّ. وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ.





