İçeriğe geç

Bakınız şu niyazda nasıl dökülür incelik:

“Kalmadı gurbetle yanan sinede takatim,Bu cürümle belki yok niyaza benim hakkım…”

Bu kitap, modern zamanların ruhsuzluğuna karşı bir vicdan haykırışıdır.Kuru aklın örttüğü gökyüzüne doğru açılmış bir kalp penceresidir.Müellif, bazen Yakub gibi gözyaşı döker,bazen Mecnun gibi çöllerde “Sen!” diye inler…Ve elbette bu eser yalnızca şahsî bir iç döküş değildir.Bu kitapta bir ümmetin gözyaşı, bir milletin secdesi, bir neslin irfan iştiyakı damla damla satırlara sinmiştir.

Bakınız, şu mısralarda nasıl çağrılır insanlığa diriliş:

“Rabbimiz! Kılıver bizleri her zaman ümitvâr!Duygularımızda tülleniversin bir bahar…”

Ve aşkın bir medeniyet kuracağına inanan bir tefekkürle seslenir:

“Yükselsin her yörede uhuvvet koroları,Sevgiyle inleyen ruhlarda mâkesler bulsun…”

Bu bir çağrıdır:Yalnızlığa düşen yürekleri yeniden cemaatle buluşturan,hasreti visale dönüştüren bir çağrı!

Aziz okuyucu,

Bu kitabın müellifi artık aramızda değil.Ama onun nefesi hâlâ bu sayfalarda,onun duası hâlâ bu kelimelerde dolaşıyor.

11