Abdullah İbn Amr b. el-Âs’dan başka Efendimiz’in hadislerinden hiç olmazsa bazılarını yazan başka sahabiler de vardı. Meselâ, Seyyidinâ Hz. Ali (radıyallâhu anh), içinde yaraların diyeti, Medine’nin hürmeti, kâfir karşısında mü’minin öldürülmeyeceği ve daha başka hususlarla alâkalı hükümler bulunan bir sahifeyi kılıcının bir yanında asılı taşırdı. Şîası: “Sende Resûlullah’ın bizzat sana tevdi ettiği, hususî bir şey var mı?” diye sorduğunda: “Hayır, umuma ait emirlerden bir kısmı var.” demiş ve yukarıda zikrettiğimiz şekilde, nelerin bulunduğunu söylemişti.16
Yine, Hz. Ömer’in kılıcının bir yanında, içinde sevâim, yani kırda yayılan hayvanların zekâtıyla ilgili hükümler bulunan bir sahife vardı.17 Aynı şekilde, İbn Sa’d’ın Tabakat’ında kaydedildiğine göre, İbn Abbas, vefatında geriye bir deve yükü kitap bırakmıştı ki, bunlar umumiyetle Allah Resûlü’nden ve ashab-ı kiramdan duyduğu şeyleri ihtiva ediyordu.18 İbn Hişam’ın naklettiğine göre, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşriflerinde Yahudilerle bir anlaşma akdetmiş ve bazılarınca hukuk açısından İslâm’ın ilk anayasası kabul edilen bu anlaşma kayda da geçmişti.
Bu anlaşma: “Bu, Kureyş’ten mü’minler ve Müslümanlarla -ihtimal, mü’minlerin içinde henüz imanı içlerine tam sindiremeyenler ve münafıklar da bulunduğundan, ayrıca ‘Müslümanlar’ lafzı da kullanılmıştı- ehl-i Yesrib ve onlara tâbi olanlar, katılanlar ve onlarla beraber mücahede edenler arasında kavl-i fasl olarak Resûlullah Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) yazdırdığı belgedir.” diye başlıyordu.19