İçeriğe geç

Allah Resûlü, Bedir’de düşmanlarını böyle karşılamıştı. Doğrusu, müşrikler neyle karşılaşacaklarını bilmediklerinden daha işin başında şaşkına dönmüşlerdi. Hem de, tam tekmil ordularıyla, atlarıyla, develeriyle, malzemeleriyle hazır bulunmalarına rağmen. Müslümanlarınsa, bizim tespitimize göre o gün sadece iki veya üç tane atları vardır. Ve herkese bir mızrak ve birkaç ok ya düşüyor veya düşmüyordu. Zira onlar, farklı bir mülâhaza ile Bedir’e kadar gelmişlerdi. Bununla beraber düşman, strateji adına o güne kadar yapageldiği şeylerin hiçbirinin tatbik edilmediğini görünce paniğe kapıldı.. ve artık, takdir çizgisinde esbap onları adım adım kovalıyor ve Allah’a eş-ortak koşulmanın tokatları olup suratlarına iniyordu.

Ve, yine bir taktik.. Cephede cemaatle namaz kılıyor, düşmana karşı bir fütursuzluk sergiliyor ve etrafa güven dağıtıyordu. Karşı taraf bunu bir fırsat olarak değerlendirmeyi düşünebilirdi. Ancak durum hiç de onların umdukları gibi değildi. Çünkü Cenâb-ı Hak, cephede kılınacak namazı Habîbi’ne şöyle talim etmişti:

وَإِذَا كُنْتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلَاةَ فَلْتَقُمْ طَائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُۤوا أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَائِكُمْ وَلْتَأْتِ طَائِفَةٌ أُخْرَى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ

“Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığın zaman, bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar…

Sen namaza durduğun zaman arkanda bir kısım cemaat seninle namaza dursun. Bir diğer cemaat karşı tarafta pusuya yatsın, mevzilensin, onlar bir rekât kıldıktan sonra, onlar mevzilensin, bu defa da ilk mevzilenenler gelip namaza dursun.”36

Düşman onları uzaktan gözetliyor; kılıçları, kalkanları, okdanlıkları yanlarında öyle namaz kılıyorlar. Tam hücum etmeyi düşündükleri zaman bir de bakıyorlar ki, namazın içinde bile strateji. Mevzidekiler namaza, namazdakiler mevziye gidip geliyor… 37

168