İçeriğe geç

“Hak daima galiptir. Ona galebe çalınamaz.”21

Mü’min mücadele ederken bu duygu, bu düşünce ile kanatlıdır.. ve surları aşılamayan bir iman kal’asına tahassun etmiştir.

İşte Efendimiz, ordular hazırlarken evvelâ asker ve leventlerine bu iman, bu itminan, bu güven ve bu morali veriyordu.

İşte bu leventlerdi ki, karşı tarafın ölümden kaçtığı kadar ölümü kovalıyor, her yerde onu arıyor.. hatta onu Cennet kapısını açan bir sırlı anahtar biliyor ve “Acaba nerede şehadet kanıyla abdest alacağım.. alacağım da, Rabbime kavuşacağım!” diyor ve muharebe meydanlarında âdeta şehadet rüyaları görüyorlardı.

İşte her levendin gönül ve vicdanı bu duyguların buhurdanlığı gibi kaynıyordu. Şimdi hiç, ölümü böylesine tahkir edenlerin önünde durulur mu? Zaten düşman da bunu yapıyor ve onları görünce tabana kuvvet kaçıyordu.

b. Caydırıcı Güç Olma

İkinci önemli husus ise, Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ın, kendi ümmetini devletler arası muvazenede, en yüksek ve caydırıcı bir güç hâline getirme azmiydi. Zira siz kendi güç ve kuvvetinizi bu hâle getirmezseniz, başkaları saçınızla-sakalınızla oynar, tavır ve davranışlarıyla sizinle alay eder.. sizi hesaba katmadan size rağmen, sizin dışınızda kararlar alır ve sizi de, bu kararları tatbik etme mecburiyetinde bırakır.

160