Hi̇zmet Yolundaki̇ Handi̇kaplar
Hayatın değişik alanlarında Allah rızası için hizmet eden kimseler adına çok önemli olan bu meseleyi birkaç yönden ele alıp açıklayabiliriz:
1. Hizmet kahramanları, sadece hizmet etmekle mükelleftirler. Hizmet ettikten sonra başarının tahakkuku onlara değil, Allah’a aittir.
2. Dinine, insanlığa hizmet edenler, hayatın her safhasında olduğu gibi hizmette de imtihanda olduklarını kat’iyen akıllarından çıkarmamalıdırlar.
3. Kulluk vazifesi ile mükellef olanların, gönüllerini neticeye bağlamaları, ihlâsa münafidir. Bu itibarla kendisini hizmet-i imaniye ve Kur’âniyeye adayan bir fert, yapması gerekenleri yapmalı ve netice beklentisi içinde bulunmamalıdır.
Şimdi maddeler hâlinde sıraladığımız bu hususları biraz daha açmaya çalışalım:
1. Cenâb-ı Hak bizi din-i mübin-i İslâm’a hizmet vazifesiyle şereflendirmiştir. Bu, bizim için en büyük bir şeref ve en büyük bir pâyedir. Öyleyse bizim vazifemiz sadece ve sadece bizi bu şerefle şereflendiren Allah’ın yüce adını âfâk-ı âlemde dalgalandırmak ve cihanın dört bir yanında ruh-u revân-ı Muhammedî’nin şehbâl açmasını sağlamak olmalıdır. Bunun ötesindeki her şey –Cennet’e girmek dahil– Cenâb-ı Hakk’a aittir.