İçeriğe geç

Bir Arap şairinin, “Ben şimdiye kadar sizinle yakındım. Bundan sonra evimin uzak olmasını arzu ediyorum ki, size yakınlığımı koruyayım.” mânâsında güzel bir sözü vardır. Bu, “Öyle anlaşılıyor ki, evim yakın olduğu sürece size yakın olamayacağım. Her zaman yüz yüze geleceğiz ama, içimde devamlı bir uzaklık olacak. Onun için evimi biraz uzağa götüreyim de, yakınlığımızı koruyayım.” demektir.

Bu, biraz evvel arz ettiğim düşünce ile yakından alâkalıdır. Nitekim uzakta olanlarla aramızda her ne kadar belli mesafeler bulunsa da, karşımızdakinin tafralarına, hiddet ve şiddetine ve o şiddetin getirdiği risklere muhatap olunulmadığı için, onunla her zaman bir yakınlık kurmak mümkündür. Bu sebeple önemli olan, aynı çatı altında, her türlü probleme rağmen o yakınlığı koruyabilmektir ki, bence gerçek hoşgörü kahramanlığı da işte budur.

Müsaadenizle burada Asr-ı Saadet’ten bir örnek arz etmek istiyorum: Bir gün Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh) ile Hz. Ömer (radıyallâhu anh) arasında bir tartışma olur. Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer’i kızdırır. Hz. Ömer de kızgın bir vaziyette oradan çekip gider. Bu defa Hz. Ebû Bekir kalkıp gider ve kendisine hakkını helâl etmesini ister ise de Hz. Ömer ona cevab-ı savab vermez.

2