İçeriğe geç

İşte bu mânâda namaz, insanın, Cenâb-ı Hak’la karşılıklı konuşma makamına yükseldiği yüce bir mevkidir. Yaptığı hareket, okuduğu âyet ve dualarla, Cenâb-ı Hak’la kalbî irtibata geçer ve konuşur; kâh mütekellim olur, kâh muhatap olur. Daha önce de zikrettiğimiz bir kudsî hadis bu hakikati şöyle ifade etmektedir:

“Allah (celle celâluhu) buyurdu ki, “Ben, kıraati, kulumla kendi aramda iki kısma böldüm; yarısı bana diğer yarısı da ona aittir. Kuluma istediği verilmiştir. Kul, الْحَمْدُ لِلهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ‘Âlemlerin rabbi Allah’a hamd ü senâlar olsun.’ deyince, Azîz ve Celîl olan Allah, ‘Kulum bana hamdetti.’ der.الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ‘O Rahman’dır, Rahîm’dir.’ deyince, Allah, ‘Kulum bana senâda bulundu.’ der. مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ‘Hesap gününün sahibi…’ deyince, Allah, ‘Kulum beni tebcil ve ta’ziz etti (yüceltti).’ der. إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ‘Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden yardım isteriz.’ deyince, Allah, ‘Bu benimle kulum arasında bir (sözleşmedir). Kuluma istediğini verdim.’ der. اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ۝ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ ‘Bizi doğru yola sevket, o yol ki kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoludur, gazaba uğrayanların ve dalâlete düşenlerin değil.’ dediği zaman, Allah (celle celâluhu), ‘Bu da kulumundur; kuluma istediği verilmiştir.’ buyurur.”276

Hâsılı, kul, namazda Rabbiyle âdeta yüz yüze gelecek ve kalbinin derinliğine, sözünün samimiyetine, hareketlerinin inandırıcılığına göre bir mükâfat elde edecektir. Cenâb-ı Hak bunu taahhüt etmektedir.

e. İnsanı Fuhşiyattan Alıkoyar

284