İçeriğe geç

Ayrıca, Rehber-i Ekmel Efendimiz’in bu davranışında bazı dini kaideleri vaz’ etmek gibi daha pek çok hikmet gizlidir. Meselâ; Allah Resûlü, bu uygulamasıyla, Ehl-i Kitap’la alışveriş yapılabileceğini göstermiştir. Müşriklerle ticarî muamelelerde bulunma yerine, şöyle böyle bir hukuka sahip olan ve mübayaa, rehin ve ipoteke dair bazı kuralları gözeten Ehl-i Kitap’la alışveriş yapmayı tercih etmiştir.

O devirde, Medine çevresinde Yahudîlerin Hristiyanlardan daha fazla olmaları ve zenginlikleri de ayrı bir faktördür. Onlar ticarette ve maddî servette önde geliyorlardı; dolayısıyla, ille de borç alınacaksa onlardan alınırdı. Dahası, tahıl ürünlerini ekseriyetle onlar satarlardı. Bu açıdan da, Peygamber Efendimiz’in onlardan birinden yiyecek satın alması normaldir.

Diğer taraftan, İki Cihan Serveri’nin (aleyhissalâtü vesselâm) herkesle bir çeşit münasebet kurup her insanı kazanmaya çalıştığı da hatırdan dûr edilmemelidir. İhtimal, Fazilet Güneşi, bir alışveriş vesilesiyle de olsa, o insanla irtibata geçip onu da iman nuruyla aydınlatmayı dilemiştir. Nitekim, Kâinât’ın Fahrı Efendimiz, hayat-ı seniyyelerinde İslâm’a sığınan ya da mü’minlere karşı düşmanlık yapmayan herkese iyi davranmış ve onlara ikramda bulunmuştur.9 İslâm’ın zimmetini kabul edenleri, hukukta Müslümanlarla bir tutmuş;10 her fırsatta, âlemlere rahmet olduğunu onlara da hissettirmiştir: Davet ettiklerinde davetlerine icabette bulunmuş,11 cenazelerine saygı göstermiş12 ve hastalarını ziyaret etmiştir.13 Özellikle, Müslümanların vesâyâsı altında bulunanları hep aziz tutmuş ve imanın vaadettiği güzellikleri görmeleri için onlara uygun zeminler hazırlamıştır.

Allah Resûlü’nün Zühdü

34