İçeriğe geç
11. Bölüm

İnsan Ömrü Ve İki Büyük Tehlike

Soru: Kendisine altmış sene ömür verilmiş bir insan için artık hiçbir mazeretin söz konusu olamayacağını belirten hadis-i şerifin ifade ettiği mânâlar nelerdir?

Cevap: Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselâm) –mealen– şöyle buyurmuştur: “Cenâb-ı Hak, altmış yıl yaşayacak kadar ömür verdiği kişinin mazeret gösterme imkânını bütün bütün ortadan kaldırmış ve ona bahanelerin ardına sığınma fırsatı bırakmamıştır.”1

Ortalama Ömür

Evvela; Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz, bu beyanıyla, vasatî ömre işarette bulunmaktadır. Evet, Allah Teâlâ, her mahlûka yaratılışı itibarıyla bir hayat süresi tayin etmiştir ki, buna “ecel-i fıtrî” denilir. Vasatî ömür kabul edilen ecel-i fıtrî insanlar için altmış-yetmiş senedir. Nitekim, Tirmizî’de yer alan bir hadis-i şerifte, “Ümmetimin vasatî ömrü altmış-yetmiş yıldır; bunu aşabilenler azınlıkta kalacaklardır.”2buyurularak, bu hususa dikkat çekilmektedir.

Sâniyen; İmam Buhârî Hazretleri Câmiu’s-Sahih adlı eserinde bu hadisi naklederken, Fâtır sûresinin 37. âyetini o bâbın unvanı (bölüm başlığı) olarak zikretmiştir. Demek ki, hem altmış yaşın hem de “mazeret” meselesinin bu âyet-i kerime ışığında şerh edilmesi gerekmektedir. Söz konusu ilâhî beyandan önce, inkârcı müşriklerin sürekli Cehennem’de kalacakları, oradaki azabın dehşetine dayanamadıkları için ebedî ölümü arzulayacakları; fakat artık haklarında ölüm hükmünün verilmeyeceği ve ateşin şiddetinin de hafifletilmeyeceği, Allah’ı ve nimetlerini inkâr eden her nankörün bu cezayı hak ettikleri anlatılmaktadır. Sonra da –mealen– şöyle denmektedir:

137