İçeriğe geç
7. Bölüm

El-kulûbu’d-dâria [yakaran Gönüller]

Soru: Cenâb-ı Allah’a yakarış âdâbını öğrenmemiz ve O’na sürekli teveccühte bulunmamız açısından “el-Kulûbu’d-Dâria” adlı dua mecmuası çok önemli bir boşluğu dolduracak gibi görünüyor. Fakat, Kur’ân harflerini okuyabilsek bile, ekseriyet itibarıyla, kitaptaki evrâd ü ezkârın mânâlarını anlayamıyoruz. Bu konuda bize neler tavsiye edersiniz?

Cevap: “el-Kulûbu’d-Dâria”, tek sığınak bildiği ilâhî dergâhın kapısını gözyaşlarıyla çalan, onun eşiğinde boyun büküp el pençe dîvan duran, tazarru ve niyazda bulunan, içini şerheden, dertlerini bir bir sayıp döken ve yana yakıla “derman” deyip inleyen kalbler demektir; bütün bu mânâları çağrıştırmak üzere kısaca “Yakaran Gönüller” de denilebilir. Bu kitap, Gümüşhanevî Ahmed Ziyaüddin Efendi’nin “Mecmuatü’l-Ahzâb” adlı üç cildlik eserinden seçilen evrâd ü ezkârın (okunması âdet edinilen belli âyet, sûre, dua ve zikirlerin) yeniden tasnif edilmesi suretiyle hazırlanmıştır.

Gümüşhanevî Hazretleri ve Mecmuatü’l-Ahzâb

Son devrin Osmanlı ulemasından merhum Ahmed Ziyâüddin Efendi, 1813 yılında Gümüşhane’nin Emirler Köyü’nde doğmuştur. Sadece zâhirî ilimlerle meşgul olmamış aynı zamanda bâtınî ilimleri de okumuş ve her iki sahada da icazet almıştır. Nakşibendî-Hâlidî şeyhlerinden birisi olan Gümüşhanevî Hazretleri, hayatını ilim ve irşada adamış; 1893 senesinde İstanbul’da dâr-ı bekâya irtihal ederken geride onlarca eser bırakmıştır.

87