İstikbal Endişesi
Soru: Bazı adanmış ruhlarda bile, yaşlanınca vazife alamama, boşta kalma ve başkalarına muhtaç duruma düşme gibi endişeler hükmünü icra edebiliyor. Dolayısıyla, geleceği teminat altına almak için mal biriktirme ve belli bir yaştan sonra devlet kurumlarına geçme gibi tedbirler makul görülebiliyor. Böyle bir düşünce adanmışlık duygusuyla telif edilebilir mi, istikbal endişesinin hayra tevcih edilmesi ne suretle olur?
Cevap: Geleceği düşünme, onu garanti altına alma hususunda tasalanma ya da ileride vuku bulması muhtemel hâdiselerden dolayı meraklanma, kaygı duyma, hatta bir kısım menfiliklerin olabileceği mülâhazasıyla kederlenme demek olan “endişe-i istikbal” az ya da çok her insanda bulunan bir duygudur. Evet, ahirete ait işleri kolayca yapabilmesi için insanın fıtratına konulan merak, muhabbet, hırs ve inat gibi hislerden biri de “istikbal endişesi”dir.
Gelecek Kaygısı
Bu his insana, ahireti düşünmesi, Cennet’e ve ahiret nimetlerine kavuşmak için gayret göstermesi, Cehennem’den korkması ve ölüm sonrasındaki azaplardan kurtulmaya çalışması için verilmiştir. Heyhat ki, insanların çoğu, nazarlarını daha yakın gördükleri zaman birimlerine dikmiş; yarın, önümüzdeki hafta, gelecek ay, ertesi sene, on yıl sonra… hesapları üzerine yoğunlaşmış ve bu hayatı ebedî kabul edercesine, istikbal endişesini bütün bütün dünya ile alâkalı işlere yönlendirmişlerdir. Bugün insanlar genellikle, “Yarın ne yaparım?” “Hangi üniversiteyi kazanırım?” “Okul bitince hangi mesleğe atılırım?” “Hangi müessesede iş bulurum?” “On sene sonra bir ev alabilir miyim?” “Emekliliği müteakiben nerede yaşarım?” “Bu çocuk da evlenip gidince bana kim bakar, ne yer ne içerim?” türünden sorularla meşgul olmaktadırlar.