İçeriğe geç

İnsan, ibadet ettikçe manen yükselir, terakkî ettikçe de ibadet iştiyakıyla daha bir gerilir. Bir hadis-i şerifte de işaret edildiği gibi, mü’min Kur’ân okudukça yükselir, yükseldikçe Kur’ân-ı Kerim’e karşı iştiyakı artar. Dahası, bu terakkî onu ötede de Kur’ân sayesinde yücelip yükselme ufkuna ulaştırır; orada kendisine “Oku, yüksel!” denilir ve dünyada öğrenip hıfzettiği her âyete bedel ona biraz daha yücelme mükâfatı bahşedilir.2 Evet, okuma yükselmeye vesile olur; sonra bu yükselme ruhta inşirah hâsıl eder, daha çok okuma duygusunu tetikler. Böylece, okuma ve yükselme, ibadet ve terakkî arasında bir salih daire oluşur. İnsan o salih dairede dönüp durdukça ve o daire güzellikler üretmeye devam ettiği müddetçe kulluk yolundaki bir takım zorluklar da kolaylaşır, ibadet ü taat bir yük ve angarya olmaktan çıkar; aşılmaz gibi görünen engeller küçülür, üstesinden gelinebilecek bir keyfiyete bürünür.

En Kolay Yol ve En Emin Yolcu

Kur’ân-ı Kerim, Leyl sûresinin şu mealdeki ifadeleriyle diğer mesajlarının yanı sıra bu hususa da dikkat çekmektedir: “Kim (Allah’ın kendisine verdiği şeylerden O’nun yolunda ve muhtaçlar için) harcar ve Allah’a gönülden saygı besleyip O’na isyandan kaçınırsa; ayrıca, (inanç, davranış ve bunların karşılığında verilecek mükâfat konusunda “hüsnâ”yı) en güzel olanı tasdik ederse, Biz de ebedî mutluluğa giden yolu (ve ahirette de hesabı) onun için kolaylaştırırız.3

348