İçeriğe geç

Unutulmamalıdır ki, bir bilgi hamalı olmak ve engin bir müktesebâta sahip bulunmak kulluk hesabına çok fazla bir mânâ ifade etmemektedir. O bilginin mârifete dönüştürülmesi ve hatta o mârifetin de “aktif mârifet” hâline getirilmesi lâzımdır. Aktif mârifet ise, –bu tabir çok kullanılmamış olsa da şahsen bir mahzur görmüyorum– kendi içinde sürekli kaynayıp duran ve insanı hep muhabbet ufkunda dolaştıran vicdan kültürü demektir. Dolayısıyla, Allah’a kurbet açısından hangi seviyede bulunursanız bulununuz, size düşen vazife; teşriî ve tekvinî emirleri iyi okuyarak mütemadiyen imanınızı yenilemeniz, iman-ı billâh içindeki mârifetullaha ulaşıp onu tabiatınızın bir yanı hâline getirmeniz; fakat, yine de kendinizi teminat altında görmeyip, vicdanınızdaki mârifet kazanını sürekli kaynatarak aktif mârifeti elde etmeye ve hep muhabbetullah atmosferinde nefes alıp vermeye çalışmanızdır.

361