Öyleyse, her gün düşünce dünyanızı yeniden gözden geçirmeli, bir kere daha Allah yolunda infak duygusunun, takva şuurunun ve sadâkat ruhunun tabiatınıza mal olup olmadığını kontrol etmeli ve bu konuda cehd ü gayret ortaya koyarak Cenâb-ı Hak tarafından işi kolaylaştırılan ve önündeki engeller kaldırılan bir insan olmaya namzed hâle gelmelisiniz.
Binaenaleyh, Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) جَدِّدُوا إِيمَانَـكُمْ بِلَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ“İmanınızı ‘Lâ ilâhe illallah’ ile yenileyiniz.”12 buyurmuş ve ümmetini sürekli tecdid-i imana davet etmiştir. Zira, Mektubat’ta da vurgulandığı üzere, nefis, hevâ, vehim ve şeytan az-çok her insana hükmetmekte; onun gafletinden istifade ederek, pek çok hile, şüphe ve vesveseyle iman nurunu kaplamaktadır.13 Onun için, her gün, her saat, hatta her vakit, imanı cilalamaya ihtiyaç vardır. Dün her açıdan tenevvür etmiş olsanız dahi, bugün de arınmalı, aydınlanmalı ve nurlanmalısınız. Dünkü zaman ayrı bir fasıldı; bugünkü zaman da tenevvüre muhtaçtır. Dünkü vücudunuzun zerrâtının bazıları ölüp gitti; Cenâb-ı Hak bugün bünyenizde yeni zerreler halketti, onların da imanın nurundan nasiplenmeye ihtiyacı söz konusudur. Duygularınızda değişmeler meydana geldi, bilgi adına yeni müktesebâtınız hâsıl oldu, onların hepsinin sizin renginizi ve imanınızın desenini alması gerekmektedir. Bu açıdan, teminat altında olduğunuz mülâhazasına asla kapılmamanız ve hep yenilenme peşinde olmanız icap etmektedir.
Dipnotlar
- 12 el-Hakîm et-Tirmizî, Nevâdiru’l-usûl 2/204. Ayrıca benzer mânâdaki hadisler için bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/359; Abd İbn Humeyd, el-Müsned 1/417).
- 13 Bkz.: Bediüzzaman, Mektubat s.376 (Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas).