İşte İbn Haldun merhum üst üste mağlubiyetlerin yaşandığı o buhranlı dönemde böyle bir hususa dikkat çekmek istemiş olabilir. Ancak İbn Haldun, sorunuzdaki bu ifadesiyle, dejenere olmuş toplumların yeniden ihyası mevzuunda ümitsizliğin ağır bastığı bir yaklaşımı seslendiriyorsa, kanaatimce böyle bir yaklaşımda zühul var demektir. Çünkü var olduğu günden beri beşeriyetin belki elli defa mumu bitmiş, elli defa ateş gelip tahtaya dayanmış ancak Allah’ın izniyle yeniden bir meşale yakılmış ve insanlık tekrar aydınlığa kavuşmuştur. Evet, beşeriyet elli defa Lût Gölü’nün dibini boylamış, ancak bu düşüşlerin peşini Everest Tepesi’nin zirveleri takip etmiş ve gelip sıfıra dayanan insanlık yeniden zirvelere tırmanmayı başarmıştır.
Meselâ Mehmed Âkif, Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) dünyayı teşrif ettiği dönemi tasvir ederken:
Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi Fevzâ bütün afakını sarmıştı zeminin Salgındı bu gün Şarkı yıkan tefrika derdi