İçeriğe geç

Gözyaşı, ihlâs ve samimiyet sahibi bağrı yanık, ciğeri dağlanan insanlar için bir boşalma ameliyesidir. O, dünyada gönülde dayanılmaz hâle gelen aşk ateşinin ızdırabını bir nebze dindirirken, ahirette Cehennem’in alevlerini söndürecek tek iksir olacaktır. Onun içindir ki Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), bu mevzuda şöyle buyurur: “Mahşerde, Cehennem kıvılcımlarının insanları kovaladığı hengâmda, Cebrail (aleyhisselâm) elinde bir bardak suyla görünür. Ona, “Bu ne?” diye sorarım ve bana şöyle cevap verir: “Bu, mü’min kulların Allah korkusuyla ağlayıp gözlerinden döktükleri gözyaşlarıdır ve şu korkunç kıvılcımları söndürecek tek şeydir.”11

Yine bir başka hadislerinde Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Allah korkusuyla gözyaşı dökmeyi, cephede düşmanı kollayıp, içimize sızmasına engel olan mücahidin nöbetine denk tutar. “İki göz Cehennem’i görmez.” buyurur ve devam eder: “Biri, Allah korkusundan ağlayan göz, diğeri de, memleketin içine düşebileceği tehlikeler karşısında yüreği atan ve nereden, hangi gedikten düşman içimize sızacak, hangi plânda bizi tahrip edip çürütecek diye nöbet bekleyen göz.”12

Dışarıda dışı, içeride içi gözetleyen gözler. Evet, iç fetihle dış fetih birbirine müsavîdir.

160