İçeriğe geç

Sonsuzluk müjdesi Cihan Efendisi’nin hâlesinden kopmuş bir isimsiz; kendisine bahşedilen üç dakikalık zaman parçasını ebedîleştirip zâit ve nâkıs sonsuza kanat açtırarak Hâlık’ın adına yaraşır şekilde vaktin hiçbir kemmiyet ölçüsü içine giremeyeceğini gösteriyor. Kendine lütufkâr bir tavırla, üç dakikayı bahşedip sonra da mağrurâne üzerinde durup, ebedilikten dönerek ân dediğimiz geldi-geçti içinde boğulmasını isteyen râhibe: Aziz peder, bana beni kurtarmak için verdiğin şu üç dakikalık fırsattan ötürü bilsen sana nasıl minnettarlık hissediyorum! Zira, şu üç dakikalık zaman içinde Hak din olan İslâmiyet’i sana anlatırsam, artık ölsem de gam yemem. Çünkü sana ölmezlik yolunu göstermiş olacağım der.

O gün orada donakalan pederden bugüne kadar bütün azizler bu sözü gerdanlık olarak boyunlarına taksın ve ahfâddan ahfâda intikal ettirsinler. Zira bu sözde büyük bir dâvanın, en büyük bir dâvanın dertlisi bulunmadan gelen iniltiler gizlidir.

152