Bütün hayatını boş geçirmiş ve amel defterine hiçbir şey kaydetmemiş bir insanın, o gün amel defteri soldan ve salih amel işlemiş, defterini sağlam tutmuş bir insanın defteri ise o gün sağdan verilir. فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ فَيَقُولُ هَۤاؤُمُ اقْرَؤُا كِتَابِيَهْ“O gün defteri sağdan verildiğinde, gelin işte bu kitabı okuyun.”21 diyecek insanın sevinci ancak böyle ifade edilebilir. Defterini solundan veya arkasından alana gelince, o da kitabını eline aldığı zaman: “Ah keşke bu kitap verilmeseydi de, içinde olanları bilmeseydim; zaten malımın mülkümün de bana hiçbir faydası olmadı.”22 diye feryat edecektir. Ancak, bu temenni ve kuruntuların hiçbir faydası olmayacaktır. Kur’ân-ı Kerim ve bilhassa bu sûre bu hususu öyle tablolaştırır ki üstünde başka tablo olamaz.
f. Kur’ân, Bir Şeriat Kitabıdır
Evet, dinin hükümlerini bildirmesi, helâl ve haram olan hususları açık açık zikretmesi, aile, cemiyet, devlet ve bütün bunları meydana getiren ferde ait hukuk sistemini ele alıp tahlil etmesiyle, Kur’ân-ı Kerim bir şeriat kitabıdır.
g. Kur’ân, Bir Hikmet Kitabıdır
Varlık hakikatini ve eşyanın birbiriyle olan münasebetini anlatmayan hiçbir düşünür ve filozof yoktur. Felsefe, ilk filozoftan son filozofa kadar bu mevzuun işleniş ve ele alınışıyla doludur. Ancak bu hakikati onların ele alıp anlatışıyla, Kur’ân’ın izahı ve açıklayışı arasında yer-gök farkı vardır. Fark vardır; zira Kur’ân, varlığı yaratan ve eşya arasında münasebeti tesis ve temin eden Cenâb-ı Hakk’ın kelâmıdır. Diğerleri meseleyi hipotez ve teorilerle anlatırken, Kur’ân kat’î ve kesin bir hüküm ve üslûpla anlatmıştır. Dolayısıyla evvelkilerde, insan zihnini karmakarışık hâle getirecek birçok zıtlıklar varken, Kur’ân böyle bir zaaftan müberra bulunmaktadır.
Dipnotlar
- 21 Hâkka sûresi, 69/19.
- 22 Hâkka sûresi, 69/25.