İçeriğe geç

Bunu biraz daha açmak gerekirse; bizler, Yüce Allah’ın, birlik hâlinde hareket eden insanlara iyi işler gördüreceğine inanırız; zira birlik ve beraberlik ruhu içinde hareket edenlere O’nun inayet edeceğine dair garanti ifade eden nasslar vardır.. ve bu garanti kat’iyen ferdî hareket edenler için söz konusu değildir. Bu yüzden ferdî sürçmeler, ferdî kaymalar, cemaate göre her zaman daha fazla olur. Meselâ Cenâb-ı Hak değişik alanlarda hizmet eden mü’minlere değişik başarılar ihsan eyledi; bunu inkâr etmeye imkân yoktur. Ancak bazen bir kısım kimseler yanlışlıkla bu başarıları, kendinden bilerek, “Şu kadar zamandan beri bu işin içindeyim.” gibi enaniyet kokan laflar edebilir. Yine yerinde bir reca, bir ideal, bir ümit olarak düşünülmesi ve öyle kabul edilmesi gereken, bazı kimselerin bizler hakkında “Dünyayı kurtaran kahramanlar, âleme yeniden bir çehre kazandıracak insanlar, geleceği kuracak fikir işçileri” vb. iltifatkâr ifadelerine kapılıp kendimizi bir şey zannedebiliriz. Bazen de bu düşünceler, bütün bir cemaatin duygu ve düşüncesi hâline gelir de, “Allah (celle celâluhu) bizleri el ele, omuz omuza, diz dize verdirdi, bizi başarılı kıldı, sa’yimize semere lütfeyledi.” deyip gurura girebiliriz. İşte bunlardan biri ferdî gurur, ferdî çalım; öbürü de cemaat gururu olur ki, bunların ikisi de mahvedici birer maraz ve bütün kazanımları yok eden bir virüstür.

88