İçeriğe geç

Hadisin ifadesiyle tekarüb-ü zaman ve tekarüb-ü mekân’ı bütün hızıyla yaşayan ve böylece gün geçtikçe daha da küçülen dünyamızda, askerî, siyasî, kültürel, ekonomik birliklerin önemi bir kat daha artmıştır.28 Zannediyorum çok yakın bir gelecekte, Gümrük Birliği, Avrupa Topluluğu… gibi isimler altında daha nice beraberlikler oluşacak.. ve bugün karşılaştığımız şeylerden daha farklı nice şeylerle karşı karşıya geleceğiz. Hatta cebrî entegrasyonlara itileceğiz. Onun için şimdilerde Gümrük Birliği’ne, Avrupa Topluluğu’na girelim mi, girmeyelim mi kısır tartışmalarını yapacağımıza, devlet adamlarımız, entelektüel kadrolarımız, aydın insanlarımız hiç vakit kaybetmeden biraraya gelmeli ve gelecekte bizi bekleyen muhtemel tehlikeler adına alternatif düşünceler üretmeli, plan ve projeler ortaya koymalıdırlar. Aksi hâlde, Batı dünyasının belirlediği gündeme tâbi kalırsak, yarın önümüze hiç istemediğimiz çok farklı durumlar da çıkabilir. Sonra da tıpkı Tanzimat döneminde olduğu gibi “Acaba bu badireden nasıl kurtuluruz?” düşünceleri içinde çırpınmaya başlarız.

Evet, yakın bir gelecekte, küreselleşme sözüyle bile ifade edilemeyecek derecede hızlıca daralan dünyamızda, ekonomik, askerî, idarî gücü ellerinde bulunduran devletler tarafından önümüze çıkartılacak çeşitli gailelerle baş başa kalacağımız kaçınılmazdır. O günler şimdiden görülerek, ülkesini seven herkes, alternatif proje ikamesi için seferber olmalıdır.

Yapılanan Dünyada Yerimiz

Her şeyin, yeniden yapılanma denilerek bir değişim yaşadığı şu günlerde, bizim dünyamız da böyle bir değişim adına yeni bir sürece girmiştir. Bizim bu süreci geriye çevirmemiz ve zamanı geriye işletmemiz mümkün değildir. Bu açıdan zamanı kendi lehimize çevirecek şekilde projeler üretmek ve sonuna kadar bunları takip etmek gerekir.

179