İçeriğe geç

Evet, insan, hayatın bin bir tecellisi içinde, geçmiş, gelecek ve ikisinin birden onun ruhuna boşalttıkları duygu ve şuurla, varlığa daha bir başka bakabilir; vak’aları daha değişik tahlil edebilir ve her an ayrı bir zaman parçasını tartan hassas bir terazi gibi, bütün zamanları birden tartarcasına daha isabetli hüküm ve neticeler elde edebilir.

Bu kuşakta o, dünden bugüne ortaya konan en parlak tabloların birtakım uhrevî kıymetlere ulaştıklarını görür; fiziğin dudağında metafiziğe ait nağmeleri dinler; sonra da iç içe bu seziş ve anlayışlarla her türlü takdirin üstünde ledünnî bir hayatın zevkleriyle beslenerek, kendini sonsuz denizlere salıp, onların maviliklerinde yüzer gibi semaların derinliklerine dalıp, yeni bir yurt arama yolunda uçar gibi aya, güneşe, yıldızlara bakarak sonsuzluğa yelken açar gibi olur.

Eski-yeni, dün ve yarın arasındaki bu rabıtaları bulamamış, şuraya buraya konup kalkan, köksüzlere ve geçmişten nasipsizlere gelince, onlar, bu dalgın bakışlarla ne bir terkip ve tahlil yapabilir, ne de bir yere varabilirler.

123