Şahsî hayatın dengesi ve düzeni mevzuunda sorular sorabilirsiniz. İçtimai hayatınızdaki huzursuzluklarınızı dile getirebilir, huzuru tekrar elde edebilme adına neler yapılması lâzım geldiğini, gerek şahısları gerekse aileleri huzura kavuşturmak için gereken şeyleri sorabilirsiniz. İçtimaî hayatımızın salâha kavuşması için neler yapmamız lâzım geldiği hususunda sorular tevcih edebilirsiniz. Maarif yuvalarımızda içtimaî hayata ışık tutamıyoruz. Bu mevzudaki engeller, mânialar nelerdir? Bunları sorabilirsiniz. İçtimaî kaynaşmalara dair sorular sorabilirsiniz. Namaz, oruç, hac ve zekâta dair, bunların hikmetleriyle alâkalı sorular tevcih edebilirsiniz. Cenâb-ı Hakk’ın helal ve haram kıldığı hususlara dair sorularınız da olabilir. En azından Ehl-i Sünnet’in akidesine uygun cevap vermeye çalışmak suretiyle bu mevzuda çeşitli diyalektiklere düşmeden –inşâallahu teâlâ– bir şeyler söylemeye çalışırız. Belki bu sayede cemaatin, çeşitli felsefî akımlara girerek hiç bir faydası olmayan meselelere dalmasından ve bunlarda boğulmasından kurtarılmasına Cenâb-ı Hak bir vesile kılar. O bakımdan bu çerçevede soru sorulmasını istirham ediyorum. Bunları, soru soracağınız hususların sınırlarını tespit bakımından arz ettim.
Bir de soracağınız sorular hususiyle siyasete dair olur da onlara da cevap vermeyebilir, hatta bir kelime bile konuşmayabilirim.. soruyu soran lütfen darılmasın. Hayatımda hiçbir tarafa esasen gönlümle temayülüm olmadı. Elimi uzatıp da o taraftan görünmedim. Hep bu milletten görünmeye çalıştım. Şöyle veya böyle düşünen herkesin, Allah’ı (celle celâluhu) ve Resûlullah’ı (sallallâhu aleyhi ve sellem) düşündüğü nispette onlarla beraber olmaya çalıştım. Bu bakımdan siyasî sorulara da cevap vermeyeceğim; bunu da baştan arz edeyim.