Namaz, öyle dünyevî işlerimiz arasından geçiştiriliverecek kadar ehemmiyetsiz bir vazife değildir. O bizim için en mühim bir meşgaledir. Namaz ciddiyetle ele alınmalı ve öyle eda edilmelidir. Değil başka bir iş yüzünden onun ihmale veya aceleye getirilmesi, gerektiğinde her türlü işimiz ona feda edilmelidir.
Aynı zamanda cemaatin ehemmiyeti de unutulmamalıdır. Sadece Hanefî mezhebinde cemaat sünnet-i müekkededir. Hâlbuki diğer üç mezhebe göre cemaat farz veya vaciptir. Onlar وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ7 âyetinden bu hükmü çıkarmışlardır.
Son olarak şunu da ilave edeyim ki, huzur içinde ve erkânına riayet edilerek kılınan bir namazın mü’minde hâsıl edeceği haz ve zevki ona başka hiçbir mazhariyet kazandıramaz. Yeter ki insan, bu mazhariyetin şuurunda olabilsin ve namazın kıymet ve değerini idrak etsin!…
1“Rabbim, sinemi aç, ruhuma genişlik ver.” (Tâhâ sûresi, 20/25)
2İbn Hibbân, es-Sahîh 2/406; el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân 1/483.
3Bakara sûresi, 2/171; A’râf sûresi, 7/179.
4Âl-i İmrân sûresi, 3/185.
5Bakara sûresi, 2/43.
6Buhârî, edeb 96; Müslim, birr 165.
7“Rükû edenlerle beraber siz de rükû edin.” (Bakara sûresi, 2/43)