İçeriğe geç
3. Bölüm

Tevessülü anlatır mısınız? Şer’an caiz olan ve olmayan yönleri nelerdir, izah eder misiniz?

Tevessülü anlatır mısınız? Şer’an caiz olan ve olmayan yönleri nelerdir, izah eder misiniz?

Tevessül, Arapça bir kelimedir. Birini ve bir şeyi vesile ve aracı yapmak demektir. Meselâ çatıya çıkmak için merdiven, bir yere ulaşmak için çeşitli vasıtalar birer vesile; bizim de o maksadı elde etmek için bunları kullanmamız bir tevessüldür. Tabiî ki burada söz konusu olan mânevî tevessüldür.

Nebilere, velilere, derecesine göre âlimlere ve salih kullara tevessül yapılıp yapılamayacağı öteden beri ulemâ arasında münakaşası yapılan hususlardandır. Bu münakaşa İbn Teymiye ekolüyle yeni buudlar kazanmış ve günümüze kadar da devam edegelmiştir. Tevessülü şefaat mânâsı içinde mütalâa edenler de olmuştur. Yani ulemâ arasında şefaat ve tevessülü aynı mevzu içinde tahlile tâbi tutanlar da vardır.

Tevessül hem vardır hem de yoktur. Biz evvelâ olmayan yönünü izah edelim, daha sonra da var olan cihetini ele alalım.

İslâm’da kul ile Allah arasında hiçbir vasıta yoktur. Kul istediği zaman ve istediği mekânda Allah’a teveccüh eder ve O’nunla vasıtasız ve bir kulluk dili kullanarak konuşabilir.

“İstediği zaman” dedim, çünkü nafile ibadetler için belli bir kayıt yoktur; insan Rabbi’ne her zaman dua ve münacatla ve bunu en güzel şekilde sembolize eden namaz gibi ibadetlerle yerine getirebilir. Vaktin kerahet vakti olup olmaması da mevzumuzun tamamen dışında bir meseledir. Burada biz mutlak olarak kulluktan bahsediyoruz…

“İstediği mekân” dedim. Çünkü Allah Resûlü, “Yeryüzü bana mescit ve tahûr (temiz) kılındı.”1 buyurmaktadır.

20