“Dinde zorlama yoktur.” âyetini izah eder misiniz?
“Dinde zorlama yoktur.”1 âyetini izah eder misiniz?
Dinin ruhunda ve özünde zorlama yoktur. Çünkü zorlama dinin ruhuna zıttır. İslâm, irade ve ihtiyarı esas alır ve bütün muamelelerini bu esas üzerine kurar. İkrah ile yapılan bütün amel ve fiiller ister inanç, ister ibadet ve isterse muamele açısından kat’iyen makbul ve muteber kabul edilemez. Zaten böyle bir durum, “Ameller niyetlere göredir.”2 prensibine de uygun düşmez.
Din, kendi meseleleri için ikrahı caiz görmediği gibi başkalarının İslâm’a girmelerini de ikrah esasına dayandırmayı hoş karşılamaz. O, muhatabını tamamen serbest bırakır. Meselâ zimmîler cizye ve haracı kabul ettikten sonra, İslâm dini onların hayatlarını garanti eder. Evet, İslâm’da müsamaha ufku bu derece geniştir.
Zaten din, zorla kabul edilebilecek veya zorla kabul ettirilebilecek bir sistem değildir. Onda her şeyden önce iman esastır. İman ise, tamamen vicdanî ve kalbe ait bir meseledir. Hiçbir ikrah teşebbüsü kalb ve vicdana tesir edemez. Dolayısıyla insan ancak içinden geliyorsa ve gönlü imana yatkınsa iman edebilir. Bu mânâda da dinde zorlama yoktur.
Hz. Âdem’den günümüze kadar, din hiç kimseyi dehalete zorlamamıştır. Bu mevzuda zorlama daima küfür cephesinin ahlâkı olmuştur. Onlar insanları dinlerinden çıkarmak için zorlamışlardır; fakat hiçbir mü’min bir kâfiri zorla Müslüman yapmaya çalışmamıştır.
Burada akla, şöyle bir soru daha gelebilir. Kur’ân-ı Kerim’de kıtâl ve cihadın farziyetiyle alâkalı birçok âyet mevcuttur. Peki bunlar bir mânâda zorlama değil midir?