Evet, bu cumhuriyetler devrinde tahakkümü ve zorbalığı kaldırma düsturu var. Fakat senin hocalık ve inziva perdesi altında dikkatleri çekmen ve eski hayatın, hükümetin rejimi aleyhine çalıştığını gösteriyor. Senin bu halin burjuvalara mahsustur. Avam tabakanın uyanışı ile sosyalizm ve bolşevizmin düsturlarını tatbik etmek bizim işimize yarıyor. Prensiplerimize muhalif olan ve burjuva denilen üst tabakanın zulüm ve tahakkümleri altında tam adaleti kabul etmek bize ağır geliyor.” sorularına karşı:
Ne mümkün zulüm ile, adaletsizlikle imha-yı hakikat
Çalış kalbi kaldır, gücün yeterse insanlıktan.
düsturuyla Cenâb-ı Hakk’ın lütfu ve keremiyle Risale-i Nur müellifine iman ve Kur’an ilimlerini anlama faziletini ihsan ettiğini ve bu ihsanı yok etmeye uğraşan insan suretinde şeytanlar bulunduğunu bildirir. Birkaç mühim örnekle, dinsizlerin ve kısmen münafıkların bu kanun üstü, hiçbir hükümetin ve ferdin tasvip etmeyeceği muamelesine bir cumhuriyet hükümetinin izin vermemesi gerektiğini; değil yalnız Risale-i Nur müellifi, eğer anlasa bunu yapanlara bütün insanlığın küseceğini ve kâinattaki unsurların hiddetlendiğini göstererek gayet güzel bir cevap verir.
Üçüncü İşaret ......................................................................................... 248
İki sorunun cevabıdır.
Birincisi: Bazı felsefeciler, dinsizlik hesabına diyorlar ki: “Bizim memleketimizde bulunan bir insan, cumhuriyetin kanunlarına mecburen boyun eğecektir. Halbuki sen, vazifesiz olduğun halde, insanların alâkasını kazanmak istiyorsun.” Buna karşı hepsini susturan bir cevap verir, foyalarını ortaya çıkarıp ne olduklarını gösterir.
İkincisi: “İnsanların alâkasını, hürmetini ve gözlerinde umumi bir makamı kazanmak, bizim vazife başında olan memurlarımıza mahsustur. Sen vazifesiz bir adam olduğundan insanların teveccühünü ve bu umumi makamı elde etmeni hoş görmüyoruz.” demelerine karşı şu cevabı verir: Eğer insan bir cesetten ibaret olsaydı, dünyada sonsuza kadar kalsaydı, kabir kapısı kapansa ve ölüm öldürülseydi, o zaman vazifeler yalnızca maddî askerlik ve idare memurlarına has olurdu.