Soru: Muhterem Hocam,
Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem); “Mü’minin şerefi geceyi kıyamda geçirmesi, izzeti de gönül tokluğu içinde bulunup insanlara el açmamasındadır.” buyuruyor. Mü’minin şerefi ile geceyi ihya etmesi ve izzeti ile de insanlara el-avuç açmaması arasındaki irtibatı nasıl anlamak gerekir?
00:50 İstiğna Ruhu ve Kendini Yetersiz Görme01:56 Bir insanda şeref arıyorsanız, onu leylî olmasında (geceyi ihya etmesinde) arayın!
02:37 Kur’an-ı Kerim, dilenmeye karşı direnenleri medh ü senâ ediyor.
02:50 “لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ إِلْحَافًاۜ …”Bakara Sûresi (2/273)
03:08 Fakir, bir yönüyle ihtiyacını sinesine gömen, onunla inleyen insandır. Dolayısıyla onurlu ve azizdir!04:31 İstiğna, meselenin haram veya helal olmasının ötesinde bir şeydir.
04:58 Müstağni olmayan bir insan katiyen aziz olamaz.
05:15 Fahr-i Kâinat Efendimiz’in (s.a.s.) istiğnası
07:17 Onurlu hayat, alnının teriyle kazanman ve onu da Allah yolunda infak etmendir!
Soru: Muhterem Hocam,
Hiçbir beklentiye girmeksizin istiğna ruhuyla hareket eden gönül erlerinin, kredilerini gereksiz yere kullanmadıkları için insanlar üzerinde daha tesirli olduklarını sık sık vurguluyorsunuz. Beklentisiz olma ile mü’minin kredisi arasındaki irtibatı izah eder misiniz?
08:10 Hz. Üstad, ikinci mektupta: “Biz, hizmet-i imaniye ve Kur’aniye’de Enbiya-yı İzâm’a iktida etmişiz.”
08:21 وَمَا أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍۚ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَمِينَۜŞuarâ Sûresi (26/145)
08:45 اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ أَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَYâsin Sûresi (36/21)
09:36 Hz. Üstad: “Ehl-i dünya, ehl-i ilmi; ilmi vasıta-yı cer yapmakla itham ediyorlar. Bunları fiilen tekzip etmek lazım.”
10:18 Dava-yı nübüvvetin vârislerinin herhangi bir talepte bulunmamaları lazım!
Soru: Efendim,
Duygu, düşünce ve davranışlarda tabiî ve fıtrî olma, çok önemli bir vasıf olarak görülüyor. Sahabe Efendilerimizin tabiî ve fıtrî bir topluluk olmasını ve kendilerini hiçbir zaman yeterli görmemelerini bu açıdan değerlendirebilir misiniz?
12:24 Sahabe Efendilerimizin içinde en küçük bir sun’îlik, ca’lilik yoktur!
15:00 Sahabe Efendilerimiz, kendilerini marifetullah adına yeterli görmüyorlardı!
16:44 İnsan, marifet ve ubudiyeti açısından asla kendini yeterli görmemeli.
18:10 Yeterli olamama mülahazası, kendimize çeki düzen vermemiz açısından çok önemlidir.
19:35 İmanda şablonculuğu yeterli bulmamalı!
20:01 Başkasına ait bir imanın, şeytana karşı sana hiçbir faydası yoktur.
20:19 Sen, iman binanı kendi hissinle, şuurunla, aklınla, mantığınla; sen, sen olarak teker teker sökecek ve yeniden inşa edeceksin.
22:00 İbadet ü taatlerimiz de yeterli değil!
23:31 “مَا عَبَدْنَاكَ حَقَّ عِبَادَتِكَ يَا مَعْبُودُ…”
24:06 Kendini yeterli görürsen, “hel min mezîd” kahramanı olamazsın!
27:21 İyi bir Kur’an talebesi, çağın adanmış ruhu, hiçbir meselede kendisini yeterli görmemeli!
27:36 Allah’ın yeterliliğine tam inanabilme, yeterli olma mevzuunda kendisini sıfırlamaya bağlıdır.
29:20 Hz. Ömer Efendimiz (r.a.): “Dünyaya geldiğim gibi çıkarsam, onu kâr sayacağım.”
30:02 İçlerinde Âişe Validemiz’in de olduğu on küsur sahabe, kendilerini yeterli görmek şöyle dursun, kendilerinin münafık olabileceği endişesini taşıyorlar.30:43 Hz. Ömer Efendimiz, Hz. Huzeyfe’ye (r.anhümâ): “…Söyle Allah aşkına! O münafıklar içinde ben de var mıyım?”
34:07 Sahabe Efendilerimiz, Allah’tan gayrısının bilme ve görmesine katiyen değer atfetmiyorlardı.
34:54 Kendimizi yeterli görürsek, yetersizliğimizle kabre gireriz.
Soru: Efendim,
Cenâb-ı Hak; “Kendi ruhunuzun heykelini niçin ikame etmediniz?” diye sorarsa, “Biz anne babamızdan böyle gördük.” bahanesi geçerli bir cevap olur mu?
35:20 Her insan, kendi döneminde dini ikame etme, kendi ruhunun abidesini dikme sorumluluğu altındadır.
35:45 O mevzuda herhangi bir kalbî ızdırabı olmadan Allah’ın huzuruna giden insanların, hesaplarının altından kalkılması mümkün değildir.
36:02 O görülmedik hesap, o gün onların hesabını görür.
37:14 Müslümanlığın hakiki yaşanışını görmediğimizden dolayı, kenarından köşesinden ona sahip çıkma meselesini yeterli olarak tanıdık.
38:35 “Hilkatin gayesi, fıtratın neticesi iman u billah, marifetullahtır…”
39:22 Din; uğruna hayatın vakfedileceği bir sistemdir.
اَللّٰهُمَّ أَعْلِ كَلِمَةَ اللَّهِ وَكَلِمَةَ الْحَقِّ وَدِينَ الْإِسْلَامِ فِي كُلِّ أَنْحَاءِ الْعَالَمِ، وَاشْرَحْ صُدُورَنَا وَصُدُورَ عِبَادِكَ فِي كُلِّ أَنْحَاءِ الْعَالَمِ إِلَى الْإِيمَانِ وَالْإِسْلَامِ وَالْإِحْسَانِ وَالْقُرْآنِ وَإِلَى خِدْمَتِنَا، وَاسْتَخْدِمْنَا فِي هَذَا الشَّأْنِ، وَضَعْ لَنَا الْوُدَّ بَيْنَ عِبَادِكَ فِي السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ، وَاجْعَلْنَا مِنْ عِبَادِكَ الْمُخْلِصِينَ الْمُخْلَصِينَ الْمُتَّقِينَ الْوَرِعِينَ الزَّاهِدِينَ الْمُقَرَّبِينَ الرَّاضِينَ الْمَرْضِيِّينَ الصَّافِينَ الْمُحِبِّينَ الْمَحْبُوبِينَ، وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ
Not: Bu sohbet, 31/08/2005 tarihinde kayda alınmıştır.





