İçeriğe geç

Plan, günümüzde en önemli meselelerden biri hâline gelmiştir. Devletler, milletler onu, kalkınmada önemli bir esas kabul ederek her şeyde “plan” diyorlar. Bizdeki Devlet Planlama Teşkilatı da bunun için kurulmuştur. Yoksa, ne büyüme olur ne de dengeli kalkınma.. evet, toplumun nabzı yapılan planlarda atar. Plan, bir yönüyle de cemiyet bünyesini kontrolde tutabilmenin bir ön şartı gibidir. Allah Resûlü’nün ne bilgisayarı ne de planlama teşkilatı vardı. O ânında isabetli kararlar verir ve sonra da işin üzerine yürürdü. Hem öyle meselelerde kararlar verirdi ki, onlar yüz senelik, iki yüz senelik, üç yüz senelik, dört yüz senelik, bin dört yüz senelik, iki bin senelik meselelerdi ve bu meselelerin hiçbirisinde O, arkada herhangi bir problem bırakmazdı. Yani kendisinden sonra, hiç kimse O’nun dediğinin aksine bir şey dememişti. Ve diyememişti. Oysaki daha evvel değişik bir zaviyeden arz ettiğim gibi, O’nun tebliğ gibi bir meselesi vardı. Bu mevzuda öyle adım atmalı idi ki, bir milim dahi olsa geriye dönmesi ve geriye çekilmesi olmamalıydı.

Ve işte çizgi çizgi O’nun hizmet hayatı:

Mekke’de, bir örümcek sabrı, bir mercan ızdırabı içinde sürekli bekleyiş.. iş başında bekleyiş.. suların derinleşince durgunlaşması gibi “sessiz aksiyon” diyebileceğimiz bir görünüm içinde olma. Bu dönemde, sağa-sola hicret emri; zayıf ve mukavemetsizlerin, belki seralarda korunmaya alınmasının yanıbaşında, kuvvet dengesinin olmadığı bir dönemde, tahrik edici görünümü dağıtma, endişelere meydan verecek derinlikleri sığlaştırma ve sese-gürültüye sebebiyet vermesin diye bir hava boşaltma ameliyesidir.

110