اَلْمُتَمَسِّكُ بِسُنَّتِي عِنْدَ فَسَادِ أُمَّتِي لَهُ أَجْرُ شَهِيدٍ “Ümmetimin fesadı zamanında (dinin esaslarının sarsıldığı, ümmetin dağılıp parçalandığı ve İslâmî düşüncenin hedmine çalışıldığı bir dönemde) sünnetime, (yol adına getirip ortaya koyduğum disipline) sımsıkı sarılan, hatta onun esaslarından bir tanesini bile ihya eden, şehit sevabı kazanır.”29 Hadisin tenkide maruz rivayetinde ise “yüz şehit sevabı kazanır” buyrulmaktadır.30
Kur’ân’ın ve Resûlullah’ın apaçık ifadeleri karşısında hâlâ kendilerine başka yollar arayanlara, Kur’ân’ın dediği gibi desek, zannediyorum fazla bir şey söylemiş olmayız: فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ“Öyle ise nereye gidiyorsunuz?”31
1 Müslim, zekât 69; Tirmizî, ilim 15. (Lafız Müslim’den)
347