Biz, bize ait değerlerimizle ayakta olduğumuz sürece hep böyle inanmış, böyle yaşamış ve böyle davranmıştık. Gün gelip de, iman, islâm, ihsan gibi önemli irtibat noktalarında kırılmalar, çatlamalar olunca, hakkın yerini bâtıl almış; kuvvet, taassup ve temerrütlerini dayatmaya başlamış; haklar çiğnenmiş; zulüm başını alıp gitmiş, her yerde kaba kuvvetin hırıltıları duyulmaya başlamış; Allah da emaneten lütfettiği kardeşlik şuurunu, emniyet hissini, şefkat duygusunu, hak saygısını çekip elimizden almış. Bir daha verir mi-vermez mi bir şey diyemem ama, O, şimdiye kadar emanette emin, iman, islâm, sabır ve hak kahramanlarına her zaman bunları veregelmişti; vaade vefa ve hakka adanmışlık ruhuyla O’na teveccüh edenleri hiç yalnız bırakmamıştı.
İsterseniz sözlerimizi merhum Âkif’in “Asr Sûresi” yorumuyla noktalayalım: