İçeriğe geç

[1] Bkz.: Mâide sûresi, 5/54.[2] “Me’vâ-yı Nâzenîn”e kim “elf” olursa efser,Lâbüd, olur o “me’vâ”, İslâmbol ile hemser.Nûn ve’l-kalem” başından alınsa “Nûn-u Yûnus”,Aldıkta harf-i dîger, olur bu remz azhar.Miftâh-ı sûre-i “Kâf”, serhadd-i Kâf ta Kâf,Munzam olunmak ister “Râ-yi Resûl” Peygamber.“Hâ-yi Hû” ile âhir, maksûd oldu zâhir;Beyt-i Veliyy-i Ekrem; Elhâc İyd-ı Ekber.Ey Pâdişâh-ı Fahhâm: Sultan Hacı Bayram!Rûhanî ister ikram “Müştak” abd-i çâker.Birinci beytin mânâsı şudur: (Bir zaman gelecektir ki, isminin başında “elif” harfi bulunan bir şehir, İstanbul ile arkadaş, yani onun gibi hükümet merkezi olacaktır.) Bu beyitte, aynı zamanda, o şehrin ne zaman hükümet merkezi olacağı da “Ebced” hesabıyla bildirilmiştir: “Elf” kelimesi, Arapça’da “1000” rakamını ifade etmektedir. Buna birinci mısranın sonundaki “efser” kelimesinin eski harflerle yazılışının Ebced hesabıyla tutarı olan 341 de ilâve edilirse 1341 eder. Hicrî 1341 yılı, milâdî 1923 yılına rastladığına göre bu tarih, Cumhuriyet’in ilânını ve dolayısıyla de Ankara’nın başşehir oluş yılını gösterir.Eski harflerle Ankara kelimesinin harflerinin mecmuu beştir; “Müştak Baba”nın gazeli de beş beyittir. Gazelde, o şehrin ilk harfinin “elif = a”; ikinci harfinin “Nûn ve’l-kalem” âyetinin başından alınan “nûn = n”; üçüncü harfinin (Kâf) sûresinin anahtarı, yani ilk harfi olan “kâf = k”; dördüncü harfinin , “Resûl” kelimesinin ilk harfı olan “ra = r”; beşinci harfinin ise, “Hû” kelimesindeki “hâ = a” harfi olduğu bildirilmektedir ki, bu harfler sırasıyla toplanırsa (Ankara) kelimesi meydana çıkmış olur. Sondan bir evvelki beyitte, bu şehirde Hacı Bayram Velî’nin türbesi bulunduğuna dair işaret de vardır.

158