İçeriğe geç

Başka bir zaman ise, Allah yolunda dökülen terler ve yapılan sa’y ü gayretin boşa gitmeyeceğini anlatırken de aynı misali verebilirim: “Teriniz öbür âlemde terazinin kefesine konacak, kanınız misk-i amber gibi kokacak; hiçbir şeyiniz bedavaya gitmeyecek. Allah, kendi yolunda olan bir kimseyi huzuruna kirli ve günahlı olarak almayacaktır. Nitekim Hz. Hanzale yıkanma imkânını bulamadan cihada iştirak etmişti ama, Allah onu cünüp olarak huzuruna almamak için gökle yer arasında meleklerine yıkattı.”

Bunun gibi tek bir hâdiseyi yirmi yerde, yirmi mevzua misal yapabiliriz…

Kur’ân bazen meseleleri anlatırken konuyu açar, bir yere kadar getirir ve insanı irşat eder. Kur’ân’daki vak’alarda öyle bir elastikiyet, revnaktarlık ve canlılık vardır ki, aynı vak’a başka taraflarda başka bir misal olarak gelir, âdeta, “Ben bir daha görünebilir miyim!” der. Her defasında aynı şey arz edilse de, dinleyenler onda farklı şeyler görür. Ancak nâdânlardır ki, işin nüanslarını anlamaz, aynı şeylerin tekrar edildiğini zannederler.

5