Daimî vazife, cihad-ı ekber olan nefisle mücadeleden başlar ve yakın daireden işi ele alarak bütün insanlara hak ve hakikati –tabiî kendisi de uygulayarak– anlatmayla devam eder. Daimî vazifeyi yapma, salih ameli salih mahiyette eda etmek demektir. Aslında dar dairedeki salih amelleri hakkıyla yapamayanlar uzak dairedeki işlerinin fiyasko ile neticelenmesi sonucunda sukût-u hayale uğrarlar. Ama salihatı idrak şuuruyla hareket eden bir insan, “Başka yerde yapılacak şey olmayabilir, ama bizim hususî dairede hiç işimiz bitmez.” diye düşünür. Bugün yapılan, köy köy, kasaba kasaba dolaşıp hak ve hakikati anlatma, salihat kabîlinden işlerdendir.
6