Sevgi̇ Kahramanları Ve Kendi̇leri̇ni̇ Bekleyen Muhtemel İmti̇han Unsurları
Biz, yıllarca bu ülke topraklarında, Türk’ü, Kürt’ü, Çerkez’i, Arnavut’u ve Boşnak’ıyla… aramızdan su sızmayacak şekilde ve ütopyalardakinin çok üstünde hep birlik ve beraberlik içinde yaşadık. Cemil Meriç’in de ifade ettiği gibi, Batı’da bir dönemde ütopyalar yazılıp duruyordu. Osmanlı ise ütopyalarla uğraşmayı düşünmemiş; batının ütopyalarda yakalamak istediği “Güneş Devleti”ni, ortaya koyduğu sistemle tesis ederek bizzat yaşamıştı.
Bu baş döndürücü hayat tarzını ve medeniyeti kaldıramayan o zamanın dış güçleri, Devlet-i Âliye diye adlandırılan Osmanlı cihan devletini götürüp bir bayıra gömmüş; daha sonra bu topraklarda, Kürt-Türk, Alevî-Sünnî, Laik-Antilaik kutuplaşmalarıyla insanımızı karşı karşıya getirerek, birbirine düşürebilmişlerdir. Maalesef, içimizdeki birtakım aklı ermezlerle bazı hainler de, düşmanlarımızın bu çirkin ve kirli emellerine alet olmuşlardır.
Bugün, Allah’ın yardım ve keremiyle insanımız, ülke çapında diyalog ve hoşgörü esintileriyle toparlanıp, yeniden bir diriliş sürecine girmiştir. Küçük ve mütevazi sözlerle ama, samimî ifadelerle ortaya konan bu diyalog düşüncesi, kısa zaman içinde çok büyük mesafeler katederek, geniş çevreler tarafından da hüsnükabul göreceği beklenmektedir. Zira yıllardır ayrılık ve bölünme endişeleriyle canı dudağına gelmiş kitleler, uzun süredir böyle bir ses ve soluğa muhtaçtı.