İçeriğe geç

Bu, O’nun taşıdığı sıfatlarda böyle olduğu gibi, ortaya koyduğu sistem itibarıyla da böyledir. Bu ise, Hz. Âdem’de icmal edilip, Efendimiz’e kadar gelen peygamberlerle tafsil edilen meseleler ve sıfatlar, Efendimiz’de tekrar icmal ediliyor demektir. Ve bunun bir adım ötesi, bunlar ümmet-i Muhammed’de ümmet-i Muhammed’le tekrar tafsil edilecektir. Ümmet-i Muhammed’de dediğimiz sıfat, ümmet-i Muhammed’le dediğimiz şey, bir mesele veya sistemdir. Zaten teknik ve teknolojik gelişmeler, muhabere ve muvasala (telekomünikasyon ve ulaşım) vasıtalarının gelişimi bunun alt yapısını hazırlamış durumdadır. Dünya artık bugün herkesin bildiği ve kullandığı bir kavram ile global bir köy hâline gelmiştir. Sınırlar ister-istemez farklılaşmış ve millî kültür, örf, âdet vb. millî damgasını vurduğumuz çok şey bir dengelenme sürecine girmiştir. Bu husus gelecekte idarî sistemlere de yansıyacaktır.. ve daha şimdiden yansımaya da başlamıştır.

Tekrar sadede dönecek olursak, Kur’ân kıssalarının, yukarıda kısaca bahsettiğimiz unsurların gözetilerek okunması ve değerlendirilmesi bana çok önemli geliyor. Evet, Kur’ân’ı tebliğ ve temsille mükellef insanların, her âyetten mesajlar çıkartıp, onu hayatlarına tatbik etmeleri gerekmektedir. Bu da, her şeyden önce Kur’ân’ı, kendine nâzil oluyormuşçasına okumakla mümkündür ki böyle bir okuyuş Kur’ân’ı anlamada merdivenin ilk basamağı sayılır. Şahsen ben, değil Müslüman Türk milleti, bütün bir İslâm âleminin daha bu basamağa bile adım atamadıkları kanaatindeyim. Tabiî, ilâhî inayetin desteklediği şahsiyetler müstesna.

3