Evet, yiyecekler mevzuunda kirli olanla temiz olanı birbirinden ayırma, temiz şeylerin içine kirli olanları karıştırmama ve bu konuda olabildiğince hassasiyet gösterme insana ibadet sevabı kazandıracaktır. Mesela, bir insanın kullandığı bir ilacın içinde ne olup olmadığına bakması, marketten aldığı bir gıdanın içeriğinde dinin haram kıldığı bir maddenin bulunup bulunmadığını araştırması, kasaptan aldığı etin İslâmî usullere göre kesilip kesilmediğine dikkat etmesi ve kazancının tamamının helâlden olmasına ehemmiyet vermesi mânen onun terakkisine sebep olacağı gibi; bu konuda iradesinin hakkını vermemesi, dikkatsiz ve laubali davranması da onun mânevî hayatını dumura uğratacak, latifelerini öldürecek ve mânen batmasına sebep olacaktır.
Mâide Sûresi’nde, سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ أَكَّالُونَ لِلسُّحْتِ “(Onlar), hep yalana kulak kabartırlar ve aynı zamanda onların yedikleri de hep haramdır.”255 kavl-i kerimiyle, haram yeme, bir toplumun en kirli hâli olarak resmedilmiştir. Âyet-i kerimede “suht” olarak ifade edilen haram rızık, insanın damarlarında dolaştığı sürece, onun ibadet ü taat ve duasının bile kabul olmayacağı bazı hadis-i şeriflerde ifade edilmektedir. Mesela Allah Resûlü’nden (sallallâhu aleyhi ve sellem) rivayet edilen bir hadis-i şerifte bu hususa şu ifadelerle dikkat çekilmiştir:
“Kim haram bir lokma yerse, onun kırk gece namazı ve kırk sabah da duası kabul edilmez. Haramın besleyip büyüttüğü her et için en lâyık olan yer Cehennem’dir. İyi bilinmelidir ki haramdan bir lokma bile eti besleyip büyütür.”256
Kursağında Haram Bulunanın Acı Akıbeti