Nuranî Kardeşlik Bağları
Soru: Hutbe-i Şâmiye’de terakkimize mâni olan hastalıklar sayılırken, “Ehl-i imanı birbirine bağlayan nuranî rabıtaları bilmeme”nin de önemli bir sebep olduğu zikrediliyor. Mü’minleri birbirine bağlayan nuranî rabıtalar nelerdir, izah eder misiniz?
Cevap: Bediüzzaman Hazretleri, Şam’da Hutbe-i Şâmiye’yi verdiği dönemde İslâm âlemi, tarihinin hiçbir döneminde yaşamadığı ölçüde felaketlerle karşı karşıya bulunuyordu. İşte böyle bir ortamda Hazreti Üstad, yıllardan beri dura dura âdeta paslanmış ve işe yaramaz hâle gelmiş, bütün nöronları körelmiş, harekete geçme imkân ve kabiliyetleri kalmamış insanları bir kere daha maddî mânevî bütün havâss-ı zâhire ve bâtıneleriyle harekete geçirme yollarını araştırmıştır. Chopin’in cenaze marşı gibi marşlarla, ümit kırıcı sözlerle insanlara ölüm havası telkin etmek yerine o, bizim mehterlerimiz gibi gürül gürül, “Ümitvâr olunuz. Şu istikbal inkılâbâtı içinde en yüksek ve gür sadâ, İslâm’ın sadâsı olacaktır.”176 ifadeleriyle, ölmüş iradeler için ümit kaynağı olmaya çalışmıştır. Zannediyorum, tan yeri ağarırken ümit adına bazı hususları mırıldanmak mârifetsizlik olmasa da çok büyük bir mârifet değildir; asıl mârifet, yalancı bir şafağın bile çakmadığı bir dönemde iradelere fer verecek bu sözleri söyleyebilmektir.
İlâhî İsimler Sayısınca Uhuvvet Rabıtaları