İçeriğe geç

Bu noktada durup önemli gördüğüm bir hususa dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Hizmet ederken şahsî menfaat ve şahsî mükâfat beklentisi içinde olmayı sadece maddî menfaat ve maddî mükâfat temini şeklinde anlamamalıyız. Alkışlanma arzusu, iltifat beklentisi, mü’minler tarafından iyi bir mü’min olarak algılanma isteği dahi insanın başını döndürecek, bakışını bulandıracak ve ona kazanma kuşağında kayıplar yaşatacak hususlardır. Bu açıdan herhangi bir talep ve arzunuz olmadığı hâlde gıyabınızda sizi takdir edip alkışladıkları durumlarda dahi, vicdanınızın derinlik ve hassasiyetine göre bu takdir ve alkışlara farklı tavırlar alabilmelisiniz. Meselâ alkışlanmadan nefret edip tiksinti duyuyor ve bundan dolayı adınızdan-namınızdan bahsedilip alkışlanacağınız yerlere gitmiyorsanız iradeli hareket ediyorsunuz demektir. Ancak böyle davranmayıp, ektiğiniz tohumların başında duruyor, onları biçen, döven konumunda olduğunuzu hissettiriyor ve bir yönüyle onlardan bir şeyler elde eden bir insan görünümünü sergiliyorsanız, bir menfaatin peşinde sayılırsınız ki bu da bir nifak alametidir ve bundan yılandan çıyandan kaçar gibi kaçınıp sakınmak gerekir.

161