İçeriğe geç

Cevap: Sadece bu kötü niyet ve davranışlarından dolayı o tür kişilere mutlak ve hakikî mânâda “münafık” denilemez, “halis münafık” nazarıyla onlara bakılamaz. Çünkü bizim, yukarıda ruh portresi adına bazı yönlerine işaret etmeye çalıştığımız nifak ehli, وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍ“İnsanlardan bazıları vardır ki, Allah’a kulluk etse de bunu sırf bir hesaba binaen yapar.”2 âyet-i kerimesinde resmi çizilip prototipi ortaya konulan münafıklardır. Yani bir kısım avantajlar elde edebilmek için kalben inanmadıkları hâlde inanıyor görünen kişilerdir.

Mevzuun daha iyi anlaşılması için münafık sıfatlarıyla alâkalı meşhur bir hadis-i şerifi burada hatırlayabiliriz. Sahih kaynaklarda geçen o hadis-i şerife göre İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhi ekmelüttehâyâ vetteslimât) şöyle buyurur: أَرْبَعٌ مَنْ كُنَّ فيهِ كَانَ مُنَافِقًا خَالِصًا. وَمَنْ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنْهُنَّ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنَ النِّفَاقِ حَتّى يَدَعَهَا: إذَا اؤْتُمِنَ خَانَ، وَإذَا حَدَّثَ كَذَبَ، وَإذَا عَاهَدَ غَدَرَ، وَإذَا خَاصَمَ فَجَرَ“Dört haslet vardır ki, kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendisinde nifaktan bir haslet var demektir. O dört haslet şunlardır: Kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder. Konuşunca yalan söyler. Söz verince sözünde durmaz. Bir konuda taraf olduğunda haddi aşar, haksızlık yapar, işi düşmanlığa dönüştürür.”3

159