İçeriğe geç

Şimdi konuya bu perspektiften bakılacak olursa, günümüzde de nifak düşüncesi ve nifak hâkimiyetini temsil eden bu tür kişilerin bulunduğu rahatlıkla söylenebilir. Meselâ, birtakım insanlar vardır ki, buldukları her fırsatta, dinini tam ve kâmil bir şekilde yaşamak isteyen mü’minleri “dinci, İslâmcı” gibi nesepsiz lafızlarla yaftalar, Müslümanlara hakaretler yağdırır; “irtica, gericilik” der İslâm’a saldırır ve din, diyanet aleyhinde söylenmedik söz bırakmazlar ama bu arada değişik maksat ve maslahatları temin için dil ucuyla imana dair bir kısım şeyler de ağızlarında geveler; geveler de içlerindeki ilhad ve inkâr düşüncesini, din ve diyanet düşmanlığını gizlemeye çalışırlar. Bir bakarsınız, “Benim dedem de Yâsîn okumadan hiç yatmazdı.”, “Rahmetlik ninem de Kur’ân’a karşı çok saygılıydı. Bir yerde mevlit okununca hiç kaçırmazdı. Hele o ses sanatkârlarını dinlemeye bayılırdı.” türünden laflar eder ve böylece kendilerini bütün bütün inananlardan dışlamaz ve onlara yakın durduklarını gösterme gayretinde bulunurlar. Hâlbuki bahsettikleri mevzulardan kendilerinin zerre kadar nasipleri yoktur, olamaz da. Çünkü bir kısım nifak ehlinin bu tür lafları, tam da dine, dindara hakaretler yağdıran cümlelerinin hemen öncesinde sarf ettikleri ve böylece saldırı ve hücumlarını daha inandırıcı hâle getirmek için onları bir ön yatırım vasıtası, bir kılıf olarak kullandıkları görülmektedir.

157