İçeriğe geç
7. Bölüm

Nefis Ve Vicdan Mekanizması

Sâlih Amellere Güvenmeme

Cennet’e girme, doğrudan doğruya Allah’ın elinde olan bir şeydir. Hiç kimse amelleriyle Cennet’e giremez; giremez, çünkü Cennet’e sadece Allah’ın fazlı ve rahmeti ile girilir. Kur’ân’da vaad-i ilâhî var, zerre miktar hayırlı amel yapan onun karşılığını alır. Evet, Cehennem’e girse bile görür onun karşılığını. Bu noktada zerre kadar dahi olsa imanın çok önemli yeri vardır. Zira onsuz Cennet’e girme zordur. Yalnız, onun sâlih amelle geliştirilmesi gerekir.

Bu arada bazen büyük gibi gördüğümüz ibadetlerin içine karıştırdığımız küçük şeyler, onları büyük olmaktan çıkarır; hatta ahirette başımıza bela eder. Meselâ bir kişi, gayet sığ, gevşek, lâubalî şekilde namaz kılar; kılar, ama yorgunluğuyla kalır. Hayır işlerinde kullanılsın diye maddî imkânlarını akıtır; akıtır, ama gayesi başkalarının kendisi hakkında “Bak, ne cömert insan!” demeleridir. Onlardan alkış ve takdir bekler. Hâlbuki bu, insan için Cehennem’e giden yolu kolaylaştırır.

Bu sebeple imanı duygu, düşünce, heyecan açısından sürekli canlı tutmaya bakmalıdır. Dini semadan yeni inmiş gibi, sahabenin içinde yeni yaşanıyormuş gibi, hep yepyeni bulma gayreti içinde olunmalıdır. Hayallerini bile fısk u fücura kapalı tutabilenler, hep böylesine yeni kalmasını becerebilenlerdir. Bunlardır, Efendimiz’in huzurundaki insibağa mazhar olanlar. Bunlardır, rüyalarında dahi olsa O’nun nazarına, teveccühüne muhatap olma arayışı içinde olanlar.

158