İçeriğe geç

Kur’ân, Efendimiz’in (aleyhissalâtu ve’s-selâm) ümmeti için duyduğu ızdırabı, “Bu söze inanmıyorlar diye arkalarından bakıp neredeyse kendini helâk edeceksin!”65 sözleriyle ifade ediyor. Aynı şekilde Efendimiz de (aleyhissalatü vesselam), “Emredildiğin gibi dosdoğru ol!”66 âyetine işaretle, “Hûd sûresi saçımı ağarttı.”67 buyuruyor. Asr-ı Saadet’teki ciddi açılımın arkasında başta Allah Resûlü’nün, sonrasında da adım adım O’nu takip eden sahabe-i kiramın derdi, ızdırabı, Müslümanlığı dosdoğru yaşamaları vardı.

Kısacası bir insanın Allah’la irtibatı, imanı, mârifeti, insanlığa yüce hakikatleri duyurma istikametindeki heyecanı, çektiği dert ve duyduğu ızdırabı ne kadarsa, çevresinde meydana getireceği etki ve vesile olacağı açılım da o kadar olacaktır. En nihayetinde mesele, iman-ı kâmile, ihlâs-ı etemme, yakîn-i tâmma, marifet ve muhabbetteki derinliğe, aşk u iştiyaktaki samimiyete dayanır. Siz bu alanlarda derinleşirseniz meydana getireceğiniz dalgalanmalar da o ölçüde büyük olur ve dünyanın dört bir yanına ulaşır.

65 Kehf sûresi, 18/6.

66 Hûd sûresi, 11/112.

67 Tirmizî, tefsir (56) 6.

124