Gizli İmtihanlar
Dünya hayatının imtihanları çeşit çeşittir. Bunların bazısı aşikâr, bazısı da nispeten gizlidir. Taşıyamayacağı yükün insana yüklenmeyeceği gerçeğini kabul etsek de, insan bazen ilk bakışta bilemediği ve farkına varamadığı şeylerle de imtihan olur. Mesela güzel bir iş yapar. Fakat hayal ve tasavvur dünyasına bir sis, bir duman çöküverir de ortaya koyduğu başarı onu gurura sevk eder. Dolayısıyla yaptığı işin ne bereketi ne de sevabı kalır. Zihninde beliren “Ben yaptım, ben ettim, ben başardım.” düşüncesi her şeyi bitiriverir. Zira yapılan şeyleri kendine mâl etme, kendi eseri olarak görme, gizli şirk barındıran bir yaklaşımdır. Sürekli “ben, ben” demek öyle bir girdaptır ki hiç farkına varmadan insanı dalalet ve küfrün içine çekiverir.
Bu sebepledir ki nefis ve şeytanın hilelerinden uzak kalmak isteyen kişi, en büyük başarıya imza atmış, insanlığı yıldızlar arasında seyahat ettirmiş dahi olsa, sıradanlık duygusundan sıyrılmamalı ve şöyle demelidir: “Hayret ediyorum, Allah nasıl oluyor da bizim gibi sıradan insanlara böyle büyük işler gördürüyor!” Eğer yapılan güzel işlere ille de makul bir mahmil/izah bulmak istiyorsanız meseleye hikmet-i ilâhiye açısından bakarak şöyle diyebilirsiniz: “Allah, kendi büyüklüğünü göstermek için bizim gibi küçük insanlara büyük işler yaptırıyor. Böyle büyük işlere bizim güç ve iktidarımızın yetmeyeceği açık olduğuna göre bütün bunlar O’nun büyüklüğüne delalet eder.”