İçeriğe geç
2. Bölüm

Örtülü Yalanlar

Soru: Bir sohbetinizde mübalağa, mazeret döktürme ve tariz gibi örtülü yalanlardan bahsetmiş, mü’minlerin bunlardan da kaçınmaları gerektiğini belirtmiştiniz. Konuyu biraz daha açabilir misiniz?

Cevap: Melekler ağzımızdan çıkan her sözü amel defterimize kaydeder. Belki onlar bu amellerin neye tekabül ettiğini bilmezler. Allah’ın izni olmadığı sürece, kalbimizden geçen niyetlere, azimlere, kararlara, hesaplara ve plânlara vâkıf olamazlar. Bunların ne kadarının Allah rızası hedefli ne kadarının kendini nazara vermeye matuf olduğuna dair malumatları da olmayabilir. Fakat Allah bunların hepsine muttalidir. İç-dış bütünlüğü yoksa, tavır ve davranışlar niyet ve düşünceleri yansıtmıyorsa Allah bunların hesabını sorar. O’nun nezdinde zımnî ile sarih yalan arasında, yalan olmaları açısından, bir fark yoktur. İnsan, “Allah” derken bile zımnî yalan söylüyor olabilir. Mesela Kur’ân tilaveti veya vaaz u nasihat dinleyen bir insanın içinden gelmediği hâlde “Allah” diye bağırması bir tavır yalanıdır. Bunu fark ettiği an hemen geri dönmeyi bilmeli, tavrını yeniden gözden geçirmeli ve istiğfara yönelmelidir.

6