Selim vicdan ve akıllar, Kur’ân’ın yukarıdaki gibi çağrılarına itiraz etmezler. Bu yüzden, önemli bir misyonun temsilcisi olan insanların hep bu espri içinde hareket etmesi çok önemlidir. Vahdet-i ruhiyenin, gönül birliğinin sağlanması buna bağlıdır. Senelerden beri rahnedar olmuş (zarar görmüş) bir kaleyi birden tamir edemezsiniz. Tahrip kolaydır fakat bir şeyi aslına uygun şekilde restore etmek çok zordur.
Günümüzde kalpler, vicdanlar, akıllar çok zedelendi, tahrip çok büyük oldu. İnsanların birbirine karşı güvenleri kalmadı. İnsanların yeniden çok rahatlıkla güven içinde yaşayabilecekleri bir atmosfer oluşturma, ciddi bir gayrete bağlıdır. Eğer dünyaya sunacağınız bir mesajınızın olduğuna inanıyorsanız, önce en yakın dairede, sonra yavaş yavaş dışarıya doğru açılarak insanlarla fasl-ı müştereklerde anlaşarak işe başlamalısınız. Hiçbir yerde probleme sebebiyet vermemeli, dünyevî mücadelelerin içine girmemeli, çatışma ve ihtilafa neden olacak meselelerden uzak durmalısınız. Çünkü dünyanın kardeşçe yaşamaya, paylaşmaya, huzur ve barışa ihtiyacı var.
87 Bediüzzaman, Mektubat s.390 (Yirmi İkinci Mektup, Birinci Mebhas, Dördüncü Vecih).
88 Ali el-Müttakî, Kenzü’l–ummâl 3/164.
89 Âl-i İmrân sûresi, 3/64.