İçeriğe geç

17. İnkâr eden aklın, kendine dayanak seçtiği ilme ait sebep ve kanunlar, yaratıcı olamaz ve dolayısıyla mucizelere hükmedemez ve mucizelerin anlaşılmasında bir ölçü ve mukayese vasıtası sayılamazlar. Zincirleme olarak sonsuza kadar uzanamayacak olan sebepler gibi, mucizeler de Yaratıcı Kudret’in eseridir. Kâinatta cebrî bir determinizmin hâkimiyetini varsayanlar, ilk sebebe gelince tıkanmakta ve ‘niçin’e cevap veremeyip, ‘nasıl’la uğraşıp durmaktadırlar.

18. İlimler adına mucizeleri inkâr edenler, hakikati anladıkları zaman utanacaklardır. Çünkü ileride, Kur’ân ve hadislerin parmak bastığı ilmî ve teknik icat ve gelişmeleri incelerken göreceğimiz üzere, pek çok ilmî ve teknik gelişme ve buluşun önünde onlara bayraktarlık yapan birer mucize vardır. Peygamberler ve Son Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem), akılların bugünü idrakten fersah fersah uzak bulunduğu dönemlerde, belki bugünkü akılların da kavramaktan âciz kalacağı bir şekilde, mucizeleriyle bugüne ve bugünkü ilim ve tekniğin basamaklarına ışık tutmuş, hatta çok daha ötede ilim ve tekniğin henüz çok uzak bulunup, ulaşmaya çalıştığı zirveleri göstermiş ve bu zirvelere ulaşılmaz sınır taşlarını dikip, bayrağı dalgalanmaya bırakmışlardır.

76