İçeriğe geç

İnsana, göz açıp kapayasıya, Allah’tan bir şey talep etme salâhiyeti verilmiştir. Allah’a inanma şuuruna eren ve O’nu içinde hisseden, bütün benliğiyle âdeta fenâ fillah olan insan da, bir cemiyette ve cemaat içinde O’na kulluğunu takdim ederken; bir taraftan fenâ fillah olmanın, diğer taraftan da cemiyet içinde varlığını ortaya koymanın buudlarını yaşıyor. Yani bir yönüyle yok olma ki, buna “rumûz-i bî hodi” (bensizliğin sembolleri), bir taraftan da cemaat içinde benlik kazanma ki, buna da “esrâr-ı hodi” (benliğin sırları) diyoruz. Evet, cemaatin benliği içinde kulluğunu Allah’a takdim etme ve O’na kolektif bir şuurla teveccüh öyle tatlıdır ki, ona denk bir zevkten söz edilemez. İşte tam bu yöneliş esnasında Allah sana bir talep salâhiyeti veriyor, “Kulum, Benden bir şey iste!” diyor. Gözünü açıp kapayıncaya kadar bu kısa an içinde, hiç vakit geçirmeden bütün benliğinle ve içinde bulunduğun cemaatin Hak nezdindeki yeriyle; اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ diyorsun.

220